Skip to content

Dogru Pencere | Gündem ve Bilgi

Dogru Pencere: güncel gelişmeler ve yaşamdan faydalı bilgiler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Haber
  • ‘Yenidoğana şifadan çok zarar!’ Anadolu’nun asırlık geleneği: Ter kokmasın diye bebeği tuzluyorlar

‘Yenidoğana şifadan çok zarar!’ Anadolu’nun asırlık geleneği: Ter kokmasın diye bebeği tuzluyorlar

Yelda Bilir 28 Ağustos 2026

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Anadolu’nun farklı bölgelerinde geçmişten bugüne aktarılan bazı gelenekler, bugün bakıldığında şaşırtıcı uygulamaları da beraberinde getiriyor. Bunlardan biri de yeni doğan bebeklerin ‘ileride kokmaması’, terinin ağır olmaması ya da sağlıklı ve dayanıklı olması inancıyla tuzlanması… Kimi yörelerde doğumun ardından uygulanan bu gelenek, kuşaktan kuşağa aktarılırken toplumun doğum, temizlik ve sağlık anlayışının da bir parçası haline geldi. Yüzlerce yıl öncesinden günümüze kadar ulaşan bu gelenek bebekler için ne kadar sağlıklı? Çocuk Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Yakup Söğütlü Milliyet.com.tr’ye anlattı.

“Bebek tuzlama” geleneğinin tuzun tarih boyunca taşıdığı sembolik ve pratik anlamdan beslendiği düşünülüyor. Tuz, buzdolabının olmadığı çağlarda eti ve balığı bozulmaktan koruyan, kurutan, dayanıklı kılan bir maddeydi; halk arasında koruyucu ve arındırıcı gücü olduğuna inanılırdı. Nazardan koruma, bereket, tuz-ekmek hakkı gibi kültürel çağrışımlar da bu geleneği güçlendirdi. Bebeğin cildine uygulandığında da aynı mantıkla cildi sıkılaştırır, gözenekleri kapatır, terlemeyi ve kokuyu önler diye düşünülmüş. Peki bu inanışın bilimsel bir karşılığı var mı? “Terleme ve vücut kokusu; ter bezlerinin (özellikle ergenlikte devreye giren apokrin bezlerin) çalışmasına, hormonlara, genetik yapıya ve deri üzerindeki mikrobiyom dengesine bağlıdır. Yenidoğan döneminde cilde sürülen tuzun bu bezleri kalıcı olarak değiştirmesi ya da ilerideki koku düzenini belirlemesi fizyolojik olarak mümkün değildir. Kısacası inanış kültürel; etkisi ise hayali” diyerek açıklamalarına başlayan Doç. Dr. Yakup Söğütlü, yeni doğan bebeğin cildine tuz sürülmesinin risklerini şu cümlelerle anlattı: “Ciltte tahriş ve kimyasal tahrişe bağlı dermatit, deri bariyerinin bozulması, ileri durumda kimyasal yanıklar, hasarlı deriden bakteri girişiyle ciltte ve kanda enfeksiyon, ağrı ve strese bağlı beslenme bozukluğu. Bunlara ek olarak, tuzun ciltten emilmesi ve bebeğin yeterince beslenememesiyle birleştiğinde vücutta sıvı-tuz dengesinin bozulması, yani hipernatremi ve dehidratasyon (susuz kalma) tablosu gelişebilir. Bu tablo ağırlaştığında havale (nöbet), beyin hasarı ve nadiren ölümle sonuçlanabilir. Yani ‘zararsız bir gelenek’ gibi görünen uygulama, aslında bebeği hayati risk altına sokabilir.”

BEBEĞİN CİLDİ TUZU EMİYOR!

Yenidoğan bir bebeğin ince ve olgunlaşmamış cildinden tuzun emilebileceğini, buna bebeğin az beslenmesine bağlı su kaybı da eklenince kandaki sodyum düzeyi tehlikeli seviyelere çıkabileceğini söyleyen Doç. Dr. Söğütlü, ülkemizde tuzlama uygulamasına bağlı hipernatremi ve ciddi cilt lezyonlarıyla başvuran bebek vakalarının varlığına dikkat çekti. Hipernatremi’nin çocuk acilinde ciddiye alınan bir tablo olduğunu ileten uzman isim bu durumun hızlı gelişmesi halinde ya da yanlış müdahale edilmesiyle beyin üzerinde kalıcı hasar bırakabileceğini iletti.

Açıklamalarına bebekleri tuzlamanın iki temel tehlike barındırdığını anlatarak devam eden Doç. Dr. Söğütlü şu ifadeleri kullandı: “Birincisi cilt: Yenidoğanın deri bariyeri (özellikle üst tabakası) daha ince ve olgunlaşmamıştır; erken doğan bebeklerde bu durum daha da belirgindir. Ayrıca bebeğin vücut yüzeyinin ağırlığına oranı yetişkine göre çok daha büyüktür. Bu iki özellik birleşince, cilde sürülen bir maddenin kana emilme oranı yetişkine kıyasla katbekat artar. Yani aynı miktar tuz, bebekte çok daha büyük bir yük oluşturur. İkincisi böbrekler: Yenidoğanın böbrekleri henüz olgunlaşmamıştır; süzme hızları düşüktür, idrarı yeterince yoğunlaştıramaz ve fazla sodyumu vücuttan atmakta zorlanırlar. Sonuç olarak bebek, tuzu bir yandan daha fazla emerken bir yandan da daha az atabilir. “Fazla alıp az atma” durumu, hipernatremi için âdeta zemin hazırlar. Yetişkinde önemsiz kalabilecek bir tuz yükü, bebekte hayati sonuçlar doğurabilir.

SİRKELİ SU DA EN AZ TUZ KADAR ZARARLI

Kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir kültürel alışkanlık olan bebek tuzlama, çoğu zaman aile büyüklerinin, ninelerin ‘iyilik olsun’ niyetiyle önerdiği bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Bilgiye erişimin sınırlı olduğu ortamlarda, geleneksel bilginin tıbbi bilginin önüne geçmesi de etkili. Fakat aileler bunu bebeğe zarar vermek için değil, tam tersine ona iyi geldiğine inandıkları için yapıyorlar. Bu nedenle sağlık çalışanının yaklaşımı yargılayıcı değil, anlayışlı ve eğitici olmalı. “Terleme ve vücut kokusu genetik yapı ile hormonlar tarafından belirlenir, tuzlamayla ilişkisi yoktur; dolayısıyla bu uygulama hiçbir fayda sağlamadan yalnızca bebeği risk altına sokar” diyen Doç. Dr. Söğütlü, “Ailelere önerim, yenidoğanın cildine hiçbir geleneksel madde uygulamamalarıdır. Bebeğin ihtiyacı olan şey basit ve nazik bakımdır: ılık, sade suyla yıkamak; sert sabun ve kimyasallardan kaçınmak; göbek bağını kuru ve temiz tutmak; bebeği anne sütüyle beslemek ve düzenli sağlık kontrollerini aksatmamaktır. Cildi doğal olarak koruyan bariyeri bozacak her müdahale, faydadan çok zarar getirir” dedi.

Açıklamalarını bebek tuzlamak kadar yaygın olan sirkeli suyla bebek temizleme geleneğine değinerek bitiren Doç. Dr. Söğütlü, bebeği sirkeli suyla temizlemenin de sakıncalı bir uygulama olduğunun altını çizdi. Genelde ateş düşürmek amacıyla yapılan bu uygulamanın bebeğin ince cildini tahriş edebileceğini, emilerek vücut dengesini bozabileceğini ve ateşi düşürmede etkili olmadığını iletti. “Ateşli bir bebekte doğru yaklaşım, hekimin önerdiği uygun ateş düşürücüyü kullanmak ve gerekiyorsa ılık suyla sirkeyle değil silmektir” diyen Doç. Dr. Söğütlü, “Özetle ne tuz, ne sirke; yenidoğanın cildi bunların hiçbirini kaldıracak yapıda değildir” diyerek aileleri daha bilinçli olmaya devam etti.

The post ‘Yenidoğana şifadan çok zarar!’ Anadolu’nun asırlık geleneği: Ter kokmasın diye bebeği tuzluyorlar first appeared on .

Post navigation

Previous Casper PAD Z10 Pro İnceleme – Tablet Kadar Mobil, Laptop Kadar Üretken
Next GTA 6 Fragmanı YouTube Üzerinde Yayınlandı

Related Stories

Diyarbakır’da eşini öldüren sanık Ateş’e ağırlaştırılmış müebbet istendi

Diyarbakır’da eşini öldüren sanık Ateş’e ağırlaştırılmış müebbet istendi

24 Ekim 2026
Beyşehir’de evde sağlık için hastane ve muhtarlar iş birliği yapacak

Beyşehir’de evde sağlık için hastane ve muhtarlar iş birliği yapacak

24 Ekim 2026
İngilizlerin yaklaşık yarısı hiçbir koşulda İngiltere için savaşmayacağını belirtti

İngilizlerin yaklaşık yarısı hiçbir koşulda İngiltere için savaşmayacağını belirtti

24 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (474)
  • Ekonomi (112)
  • Haber (258)
  • Sağlık (42)
  • Tanıtım (7)
  • Teknoloji (20)

Son Yazılar

  • Diyarbakır’da eşini öldüren sanık Ateş’e ağırlaştırılmış müebbet istendi
  • Beyşehir’de evde sağlık için hastane ve muhtarlar iş birliği yapacak
  • İngilizlerin yaklaşık yarısı hiçbir koşulda İngiltere için savaşmayacağını belirtti
  • Hatay Altınözü’nde 30 kiloluk beyaz kabak hasadı yağış nedeniyle 15-20 gün gecikti
  • Irak Başbakanı Zeydi, ordunun savaşa hazırlığını en üst seviyeye çıkarma talimatı verdi
  • Erken Teşhis Neden Önemlidir?
  • Doğu Akdeniz’de kirli ittifak: Rum yönetiminden dikkat çeken hazırlık
  • AYM’den 26 siyasi parti hakkında suç duyurusu kararı
  • LPG’den ‘temiz pişirme’ COP31 gündeminde
  • Antalya’da sağanak ve hortum hayatı olumsuz etkiledi: Seralar zarar gördü
  • Google dolandırıcılık mesajlarında kullanıcıyı uyaracak
  • İkinci el araç ve ev alacaklar dikkat: Noterlerde ‘güvenli kapora’ tuzağı!
  • Manisa Saruhanlı’da jandarma ekipleri define arayan 5 kişiyi suçüstü yakaladı
  • TV YAYIN AKIŞI 14 EKİM 2026 FENERBAHÇE MAÇI || Bugün TV’de neler var? Star TV, Kanal D, ATV, TRT 1, TV8, NOW TV ve Show TV Yayın Akışı Listesi
  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • Kocaeli’de 4 ilçede yol ve kavşak çalışmaları için ihale sözleşmesi imzalandı
  • Uzmanından kritik uyarı: Eklem iltihabı yalnızca yaşlılarda değil, gençlerde ve çocuklarda da görülüyor
  • 10 Kasım’a sınav konulmasına tepki: Bakan Tekin’den ‘Gelmelerini sağlamış olduk’ savunması
  • İngiltere’de kitaplarına sansür uygulanan Sally Rooney için ünlü isimlerden tepki
  • CHP’nin 38. Kurultay davasında mütalaa açıklandı
  • Afyonkarahisar’da 17 bin 600 kullanımlık uyuşturucu bulundu, 1 kişi tutuklandı
  • Yaşar Bonomo kimdir, ne iş yapar? Can Bonomo’nun babası Yaşar Bonomo hayatını kaybetti
  • İstanbul’da bir yanda yağmur bulutları, diğer yanda gün batımı
  • Bolu Mudurnu’da kontrolden çıkan otomobil ağaca çarparak 1’i ağır 2 kişiyi yaraladı
  • Mansur Yavaş: Parti değiştirenler bunun hesabını sandıkta vereceklerdir



Yandex Metrica


You may have missed

Diyarbakır’da eşini öldüren sanık Ateş’e ağırlaştırılmış müebbet istendi

Diyarbakır’da eşini öldüren sanık Ateş’e ağırlaştırılmış müebbet istendi

24 Ekim 2026
Beyşehir’de evde sağlık için hastane ve muhtarlar iş birliği yapacak

Beyşehir’de evde sağlık için hastane ve muhtarlar iş birliği yapacak

24 Ekim 2026
İngilizlerin yaklaşık yarısı hiçbir koşulda İngiltere için savaşmayacağını belirtti

İngilizlerin yaklaşık yarısı hiçbir koşulda İngiltere için savaşmayacağını belirtti

24 Ekim 2026
Hatay Altınözü’nde 30 kiloluk beyaz kabak hasadı yağış nedeniyle 15-20 gün gecikti

Hatay Altınözü’nde 30 kiloluk beyaz kabak hasadı yağış nedeniyle 15-20 gün gecikti

24 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
extrabet
sekabet
extrabet
sekabet
extrabet
mertosman
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort